Perşembe, Ekim 19, 2006

Bayram

Aslında bugün başka bi post yazmıştım. Duru'ya engin tecrübelerimi aktardığım bi posttu ama baktım ne yeri ne zamanı belki bi gün publish yaparım:)

Yerse, günün anlam ve önemine binaen bayramlardan bahsetmek istiyorum biraz. Aslında bahsetmek değil de sormak istiyorum sizlere.

Bayramlar çocuklar için midir? Belli bi yaştan sonra bayramların bi anlamı kalmaz mı? Ne zaman biter bi çocuk için bayram ya da bayramın anlamı bittiğinde mi yetişkin olursun. Bayram artık bayramlık almaktan vazgeçtiğin zaman mı biter? Hala eski usullerle ailenin yanında geçirirken bile, diğer günlerden hiç bi farkının kalmamış olması bi eksiklik midir? Yetişkin olmak böyle tatsız tutsuz bi şey midir? Yaşın erişmişken bile elini öpen olmaması mıdır anlamını yitirten bayrama? Annemin Semra Teyze olduğu yaşlardayım. Ama annem gibi tatlı bi telaş hissetmiyorum. Kapımızı çalan arkadaşlarım yok artık ve onlar için hazırlanan lokumlu mendiller de yok. Ponponlu beyaz çoraplarım ve yeni ayakkabılarım da yok. En büyük kağıt paralardan bi kaç tanesini bankaya gidip, küçük banknotlarla değiştirmek ve bir tomar para ile bayram çocuğu da beklemek yok. Bayram harçlıklarını biriktirmek, gizli gizli saymak ve bu paralarla panayıra gitmek de yok. Limonata ve mis kokulu gazozlarda yok. Anneannem, babaannem ve dedelerim yok ellerini öpebileceğim. İki tane yandan atkuyruğu yapacak kadar saçım yok ve onlara bağlayacağım koca beyaz parlak kurdelelerim de yok.

Bayram kelimesi bende sadece koca, sıcak bir yatak ve kalın bi yorganı çağrıştırıyorsa, gidip bayramlık almak ya da baklava nasıl açılır konusunda Nazmiye teyzeyi izlemek mi gerekir?

Yerse, gidip kızıma bayram harçlığı hazırlayayım, bulabilirseniz de ponponlu beyaz kısa çorap alın kızıma benim için.